Previous Playthroughs
Rogue-Lite türünün Nirvanası... Bu oyuna bayılıyorum. Her şeyiyle 10/10'luk bir yapım desek yeridir. Rogue-Lite türünü oldum olası seven biriyimdir. Dead Cells ilk çıktığında bile başında saatlerce vakit geçiren biriydim; kısacası türün kendisine hayranım. Her zaman "Abi, Dead Cells'den daha iyi bir oyun gelmez bu türe ya" derdim. Hades, bu lafı bana çok güzel bir şekilde yutturmayı başarmıştır. Hades'in hikaye anlatımında bence en iyi başardığı şey; "ölmek, dirilmek ve güçlenmek" döngüsünü senaryoya aşırı iyi yedirmiş olmasıdır. Bu anlatıyla kusursuz bir şekilde birleşen güçlendirmeler, modifikasyonlar ve bağımlılık yapıcı oynanış mekanikleri bir araya gelince karşımıza Hades çıkıyor. Müzikleri ve seslendirmeleri de harika olunca, ortaya tam anlamıyla 10/10'luk bir başyapıt çıkmış. Benim bu oyuna kişisel olarak 9 vermemin iki sebebi var: Birincisi, oyunun "gerçek sonuna" ulaşmanın aşırı uğraştırıcı olması ve bunun adeta laf arasında geçiştirilerek sunulmasıdır. Saatlerce ana hikaye için oynadıktan sonra bir de ekstra olarak bu sonla uğraşmak her oyuncuya hitap etmeyebilir. İkincisi ise oyunun kendisinden ziyade, oyun dünyasında yarattığı domino etkisiyle alakalı. Indie bir yapım olarak Hades muazzam bir hit olunca, birçok indie şirket piyasaya adeta kürekle Rogue-Lite oyunu fırlatmaya başladı (Ravenbound ve Loot River aklıma ilk gelen örnekler). Bu durum, günün sonunda türün enflasyona uğramasına yol açtığı için tabii ki biraz can sıkıcı oldu. Elbette bu son saydığım problem doğrudan oyunla alakalı değil; başarılı olmayı suç saymıyoruz. Ancak sektörde tetiklediği bu tek tipleşme hareketi, genel olarak düşünüldüğünde maalesef tadı biraz kaçırıyor. Yine de tüm bunların dışında Hades, kalitesinden ödün vermeyen 10/10'luk bir oyundur. Anlatıyla harika harmanlanmış hikayesi ve bağımlılık yapan oynanışıyla saatlerimi benden alıp götürmüştür.




