Anlatıyorum dinleyin. Sene 1998, 12 yaşımdayım. O zaman evimizin tam karşısında Zeki Elektronik diye bir mağaza var. Zeki abi ve Mustafa abi, bunlar kardeş. Müzik kaseti satıyorlar. Aynı zamanda atari kasetleri de var. Benim Sega Mega Drive'a sabah akşam dükkanlarına gidip oyun kaseti alıyorum. Öbürünü veriyorum takas ediyorum. Mario veriyorum 1000 in 10000 alıyorum. Artık git gel git gel, Zeki abiyle kanka olduk. 12 yaşında çocuğum. Ama düşünün ki elektronik dükkanındasınız ve içerde gezmek serbest. Tezgahın arkasında bir bilgisayarı var. Ordan cicuv cicuv sesler geliyor. "O ney abi " dedim. "Dük Nükem" dedi. Yanına bir sandalye çektim. Hiç oynayamadım. Bana oynattırmadı. Ama her gün inatla o dükkana gidip Zeki abinin Dük Nükem oynayışını izledim. Tabi ki burayı asla okuyamaz. Ama olurda bir mucize, selam olsun. Hem Mustafa abiye hem Zeki abiye. Çocukluğumun atari kasedi kahramanları.




