Lies of P'de "en çok neyi övmeliyiz" diye bir düşünsem, hiç düşünmeden; yaratılan inanılmaz dünya tasarımı derim.
Oyundaki her eşyanın, oyun sistemleri ve mekaniklerin hikayeye bu kadar iyi yedirildiği, bilhassa bunu bizim de anlayarak tecrübe ettiğimiz souls-like çok nadirdir. Çünkü bu durum benzer yapımlar adına çok da geliştirici endişesi barındıran bir durum değildir. World building temellerinin mantıklı olması yeterlidir, güçlü kurgu pek de şart değildir.
Elbette her oyunun kendi kimliğini ve niteliklerini barındırdığı, sistemleri anlamlı kıldığı-kılmaya çalıştığı bir dünya tasarımı vardır ancak gameplay odaklı yapımlarda bu sistem ve mekanikleri hikayenin temellerine bu kadar sağlam oturtabilmek genelde ikinci plandadır ama Lies of P örneğinde bu durum inanılmaz bir yazarlık ve hayal gücü örneği.
Herkesin hoşuna gitmeyecek bir kaç minimal tasarım problemi göze çarpabilir ancak total deneyimde oyun bu minimal kusurları da tolere etmeyi başarıyor.
Lies of P, gerçekten iyi bir yapım olmasının ötesinde, türünün en iyi eserlerinden biri olma potansiyelini de taze tutabilen bir oyun. Bir gün devam oyununu görürsek, FromSoftware'in hayal gücünün de ötesinde türe dair en iyi oyun deneyimlerinden birini yaşatma yolunda eli en güçlü yapımlardan biri olacağına eminim.




