Kaan
95 logs · 7 posts

Aşk hayatımın düzelmesi için bana da bir Dr. Hakim lazım
Bu oyunu ön sipariş verip alan gerizekağlı kim diye merak ediyorsanız. İşte o BENİM. Ac Shadows çıkmadan önce Ubisoft mali açıdan zor zamanlardan geçiyordu. İnsanlar AC serisinin sürekli copy paste yapılıp yapılıp durmasından şikayet ediyorlardı. Ama bu oyun en sonunda Japonya'da geçen bir AC olarak güzel şeyler vaadetmeyi başarmıştı sanki(sözde). Trailerlar yayınlandı. Grafikler muazzam gözüküyordu, mevsim değişmi vardı. Her mevsimde farklı hava koşulları olacaktı ve bazı zorluklarla karşılacaktık. Stealth'de muhteşem gözüküyordu. Üzerine gerçekten uğraşmışlardı. Ben de gaza gelip ön siparişi yapıştırdım. Sonunda o gün geldi ve oyunu açtım, heyecanlıydım. İlk saatler güzeldi. Pacing güzel, hikaye akıyordu. Tam bir intikam hikayesi. Dedim aradığım oyun işte bu. Sonra ne mi oldu? Ubisoft'tan kocaman bir NAH şaaaak diye kulaklarımda çınladı. Oyunu 10 saat oynadıkdan sonra hikaye bütün anlamını tamamiyle yitirdi. Sanki hikayeyi ilk 10 saat insanlar oyuna bağlansın diye yapmışlar sonrada salıvermişler gibi. Çoook uzun ve hiçbir anlamı olmayan diyaloglar, berbat oyunculuklar, karakter modellemeleri hepsi razalet. EE görev sistemine gelirsek ne var. Bir bölgeye gidiyorsun 20 tane ünlem çıkıyor. Tamam diyorsun alıp yapayım. 20 görevin 15 tanesi suikast görevi, şuraya git şunu öldür, buraya git bunu öldür. Ödüllendirici desen ödüllendirici değil. Hikayeye katkısı varmı dersen o da yok. Güya intikam alıyoruz ve suikast görevleri var işte(yersen) Temple'lar desen %90 birbirinin aynısı. Bakın düşman çeşitliliğinden falan bahsetmiyorum onlar zaten aynı ama kalelerin yapısı bile aynı. Düşmanların yerleşimi bile aynı. Hadi diyelim bunları da takmadın. 1 tane sandık alacaksın diye 2195127521 tane düşman kesip temple'ın en üst odasına çıkman gerekiyor. Ondan da güzel birşey çıkacak da takacaksın falan filan. Bu kadar mızmızlandım oyun hakkında, belki de bazı yerlerinde haksızlık ediyorumdur. Ama senin gibi oyunun ben taaa amk
Her oyunun herkese göre olmadığını bana gösteren en net oyundur. Ne zaman oynadığımı bile hatırlamıyorum ama milletin öve öve bitiremediği, açık dünyasını keşfedip avcılık yaptığı, at sürüp kamp yapmaktan zevk aldığı bu oyunun başına oturup başlarken beklentilerim çok yüksekti ama maalesef oyuna 25-30 saat dayanabildim. Rockstar oyunlarının gameplay'ini hiçbir zaman sevmemişimdir. Bana aşırı tekdüze ve keyifsiz geliyor. Sipere yat, düşmanı vur, ilerle, sipere yat, düşmanı vur, ilerle. Gta4'den beri neredeyse 20 yıldır Rockstar'ın bu game design tercihi artık midemi bulandırıyor. Tabiki sen bir RPG oyunu değilsin, senden farklı silahlar, farklı yetenekler falan beklemiyorum. Ama güzel bir hikaye sunuyorsan gameplay olarakta beni biraz eğlendirmeye çabalasan keşke be Rockstar. Hikayenin kötü olması kabul edebildiğim birşeydir ama gameplay'in kötüyse maalesef hiçbirşey kurtarmıyor. Bu game design tercihin umarım GTA6'da değişir.(Sanmıyorum)
Hayatımın oyunu