SmoothAce
1237 logs · 14 posts

Sadece hikaye modunu merak ettiğim için ve kısa olduğunu bildiğim için yoğun dönemde eşlikçim olması için oynamaya karar verdim. Genel olarak bölüm dizaynı, bosslar, silah çeşitliliği ve arka planda olsa da soktuğu o hikaye motivasyonu beni fazlasıyla memnun etti. Puan kırdığım yerler silahların ilk hallerinin güçlü olması, onları güçlendirmek için grindinge aşşırı kasmamız ve son sektörün bölümlerinin delirtmesidir. Onlar dışında kesinlikle beğendim ve Octo Expansion'a ile Splatoon 2 macerama devam edeceğim.
Bir süredir oynasam mı diye içimi yiyen, sonra da bir anda bedava verilmesiyle sanki sesimi duyan Ghost Recon, hatırladığımdan daha zor ve çıldırtıcıymış. İlk oynadığımda robot tankı yönettiğimiz bölüme kadar oynamıştım, şimdi de sonuna kadar gittim. Düşman yerleşimleri ve spesifik olarak bombardıman uçağı gelene kadar tankı tuttuğumuz bölüm beni çıldırtsa da, bir oyun da backlogdan eksildi.
Contains spoilers. Open to view
Contains spoilers. Open to view
Eğlencelik bir platform sundu. Görsel dili beni en çok kendisine çeken özelliğiydi. Çıtır çerez, sıkmadan biten yerinde bir macera vererek beni tatmin eden hoş bir oyun oldu.
Bu oyun hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum. Sadece teslimat yapmaktan bu kadar huzur bulacağımı beklemezdim. Atmosferin hem sakin hem garip olması da cabasıydı. Harika bir deneyimdi.
İlk oyununun kısa ve ağızda tat bırakan süresinden sonra, asıl herkesin konuştuğu Portal 2'ye girdim ve millet sonuna kadar haklıymış. Espirilerine kahkaha attım, sadece konuşmadan ibaret olsa da hikâyesine bağlandım ve tabii ki bolca puzzle çözdüm. Bu zamana kadar beklettiğime hem pişmanım, hem de el konsolunda oynama deneyimini tattığım için mutluyum.
Geçen sene Shovel Knight'a başladığımda afakanlar basmış ve beni çıldırtmış olmasına rağmen benim için hoş bir platformer olarak yerini almıştı. Bu sene Specter of Torment o hoş platformer hissini alıp tepelere çıkardı çünkü bu kadar atik ve hızlı bir karakterle sanki hack and slash oynar gibi milleti yararak geçmek oynarken beni fazlasıyla tatmin etti. Orijinal Shovel Knight'tan bile daha iyi bir oyun olabilir benim için. Denemeden geçmeyin.
Çıtır çerezlik bir işti, kısa süreliğine kafamı dağıtmama yardımcı oldu. Uzun bir oyun oynamaya vakit olmayınca güzel gidecek bir oyun.
Mecha var diye başladım, Bullet hell olması daha da tatmin etti. Çıtır çerez eğlencelik bir işti 1 saatte rahat biten bir oyun.
Contains spoilers. Open to view
Şu zamana kadar bekleterek ne kadar büyük bir hata yaptığımı anladım. Yıllarca uzaktan uzaktan takip ettiğim bu seriye sonunda girdim ve ilk oyuna ba-yıl-dım. Biraz guide kullanmam gerekse de, sabit kamera açısı beni bazı anlarda uğraştırsa da, bu seriye girdiğim için fazlasıyla memnunum.
WarioWare serisi bana hep böyle eğlendirmeyecek sıradan mini oyun derlemesi gibi geliyordu. İyi ki yanılmışım, çünkü bu mini oyun derlemesinin her dakikasında zevk aldım. Serinin diğer oyunlarına da bakacağım.
Genelde çevremde veya community'lerde 2.oyunun konuşulmasından dolayı 1.oyunu da 8-10 saatlik bir macera sanırken baya kısa ve öz bir oyun çıktı. Sonlara doğru biraz yolumu kaybetmemden dolayı yorsa da, sonunda oynayabildiğim için mutluyum. Ha ayrıca, CAKE IS A LIEEEEEEEEEEE
Contains spoilers. Open to view
Cuphead'den sonra elle çizim bir oyun yapılmasını beklemezken, işte buradayız. Tamamen esinlendiği dönemin tadında olabilecek en cheesy ama komik şakaları ve karakterimiz Jack Pepper'ın tepkileri ile aldı götürdü sonuna kadar. Hatta o dönemin görüntüsü ve sesini ayarlayınca immersion daha da arttı. Tabii, siyah beyaz noir dedektif havasını sevsem de, son bölümlerine doğru biraz bıktırmadı değil. Ancak tam yerinde bitmesiyle kötü bir deneyim olarak kalmadı bende. Biraz daha hikâye ve mekanik detayı olsa, benim için 10/10 bir oyun olurdu ama bu haliyle de memnunum.
İngiliz kültürünü 3 saatte damardan almış gibi hissediyorum. Fazlasıyla ilginç bir işti. Başka ne desem bilemiyorum; deneyip görmeniz lazım.
Beklediğimden biraz sıkıcı geldi. Azıcık hayal kırıklığına uğramış olabilirim. Sanat dizaynı, arkada anlattığı hikâyesi ve mantığı hoş ilerlese de bir yerden sonra sadece A'dan B'ye gitmek olunca sıkıldım. Sonunu görmek için oynadım. Yine de deneyimlediğim için memnunum.
Basit, açıklayıcı ve duygusal. Tek atımlık bir deneyimdi ve kız arkadaşımla bunu deneyimlemek daha da güzel kıldı.
Oynadığım en wholesome işlerden. Milleti oturt. Bu sadece :D Bide arka planda dönen hoş bir hikayesi ve bazı göndermeli şakalarıyla tatlış mı tatlış bir oyun olmuş.
Normalde oynarken eğlendiğim ve beklediğimi verdiği için bu oyuna yüksek vermek istiyordum. Ancak şu oyunu hâlâ satıp üstüne gram hata güncellemesi falan yapmamak düz dolandırıcılık. İlk başta kontrolcü desteğinin abukluğunu çözmeye çalıştım. Bir nebze affedilirdi, o yüzden ondan puan kırmazdım. Ancak dediğim gibi hâlâ hata güncellemesi yapmadan sattıkları için bu oyunun çok büyük bir günahı var. O da 6.bölümden sonra save'in bozulması ve her şeye baştan başlamak. Yani, NEDEN!? BU OYUNU NİYE SATIYORSUNUZ HALA? BASBAYA BOZUK LAN OYUN.
Contains spoilers. Open to view
Kısa ve çıtır çerezlik bir oyundu. Alternatif hikâye anlatımı farklı tat katmış, ancak alternatif bölümlerin az kalması veya aynı bölümün farklı karakterle oynanması gibi olduğundan sıktı.
Contains spoilers. Open to view
Luigi's Mansion 2'yi oynadıktan sonra biraz ağzımda kötü bir tat bırakmıştı. Luigi's Mansion 3'e başlarken aynı kutu içinde kalma hissini yaşayacağımı düşünürken daha dolu dolu daha geniş haritalar ve alanlarla karşılaştım. Boss savaşlarının bir-iki tanesi dışında yaratıcılıkları ve puzzle mantıkları da hoştu. Tavsiye ederim.
Contains spoilers. Open to view
Action Adventure'dan bunaldıktan sonra kısa süren bu eğlenceli macera ile kendimi serin sulara atmış gibi oldum. Tavsiye edilir.
Senelerdir adını duyup sonunda adım atabildiğim o oyunlardan bir tanesi Alan Wake. Daha önce American Nightmare'ı merak edip oynadığımda hikayesini oradan bildiklerimden ibaret sanıyordum. Oyunu bitirince karşıma baya kendi miti olabilecek kıvamda bir oyun çıktı. Tavsiye edilir. Ama The Writer ve The Signal dlcleri biraz sıkıcıydı onları bitiremedim.
İşte 2026'da bitirdiğim ilk oyun! İlk defa Tomb Raider serisine giriş yaptım ve ne diyebilirim ki, Uncharted'ı ilk oynadığımda yaşadığım heyecanın aynısını yaşadım. Umarım bu reboot serinin geri kalanı da aynı şekilde tatmin eder.
Ace Combat serisine emulatörlerde 1. ve 2. oyunu oynayarak başladım. İlk oyun ve ikinci oyun arasındaki gelişimi ilk gördüğümde üçüncü oyunda nasıl bir gelişme olacağını dört gözle bekliyordum ancak o dönem Japonya'ya çıkmış versiyonun fan çevirisi daha yeni yeni tamamlanıyordu. Bu nedenle ara vermek durumunda kaldım. 2025 bitmeden bu oyunun sonunda tamamen çevrilmiş versiyonunu elime geçirip bitirme şansım oldu. Kişisel maceramı bir kenara bırakıp oyundan bahsetmem gerekirse, bir savaş uçağı oyununda farklı sonlar ve seçimlerle karşılaşmak kesinlikle 2025 bingomda yoktu. Bu oyun türünde deneyimlediğim en deneyimsel iş olabilir sanırım. Hikaye tek bir seçimi yapıp bitiyor gibi görünse de bir çok soru işareti bıraktığından tüm sonları oynamanızı tavsiye ederim. Bir yerden sonra bıktıracak duruma gelse de eksikler oldukça ilginç bir şekilde tamamlanmakta. İlgilisine duyrulur :D
First Legend of Zelda game I have ever played, and the only thing I can say is it was a magical experience. I'm looking forward to playing other Zelda games.
This game gave me an emotional overload. One of the best game I have ever played in my life.