CommanderShepard
545 logs · 20 posts

@thehumanspectre
I'm Commander Shepard and this is my favourite account on the Firetale.
Joined August 2026
İnsanların her şeyi unutacağı bir felaket gelmeden önce yakınlarda olanları kaydetme görevi olan birini oynuyoruz. Tema ilgimi çok çekmemişti aslında bu yüzden de sürekli erteliyordum. Kafa yormadan sakin sakin oynayabileceğim bir oyun bakarken tekrar karşıma çıkınca şans verdim ve iyi ki vermişim. Oyunda amacımız etrafımızdaki şeyleri ölümsüzleştirip bizden sonra bunları okuyacak, görecek veya dinleyecek kişilere aktarmak. Hızlıca hedefe varabilirsiniz oyun bunu durdurmuyor ama o zaman unutulacak olan tüm yaşamların hatırlanma şansını elinden alırsınız. Hem de köyünden hiç çıkmamış karakterimizi bu deneyimlerden mahrum bırakırsınız. Kendi hızımda etrafı gezerek, fotoğraf çekerek, insanlara yardım ederek, hayvanları sevip seslerini kaydederek ve her aynı yaşayarak oyunu oynadım ve çok güzel bir deneyim oldu.
Bu oyuna çok büyük beklentilerle girmiştim. Hikaye odaklı güzel bir point and click bekliyordum ama bulmaca yönü çok büyük hayal kırıklığı oldu. Ekranda tıklanacak tek yer var ona tıklatıyor bu nasıl bulmaca. Diğer yandan hikayesi güzel ilerledi özellikle finali müthişti. Oynanış olarak memnun etmese de son dakikada dramayı damardan verip yolladığı için en azından güzel bir tecrübe olarak kaldı.
Death Stranding için en çok söylenen ifade ile giriş yapayım, bu oyun herkese göre değil veya yanlış kafayla girdiğiniz için size uymuyor ama doğru kafayla girerseniz sevebilirsiniz. Oynanışa ayrıca gireceğim ama oynanışı beğendim, oyunun süresi bir bu kadar daha olsaydı sıkılmadan oynardım. Görselliği de muazzam, oyunun dünya modellemesi müthiş, İzlanda’yı sürükleyip oyuna bırakmışlar resmen. Hikaye konusu kişisel zevktir ama ben beğendim. Oyuncuların performansı ve müzikleri muazzamdı. Oynanışa gelirsem öncelikle RDR 2 oynar gibi ağır bir tempoyla oynanması gerekiyor. Oyunla dalga geçmek için "yürüme simülasyonu" diyorlar ama bu aslında çok doğru bir ifade. Oyunun başlarında adımları düzgün atmak bile çok fark ediyor. Acele edip yardırırsanız düz yolda devrilir, engellerde bıkarsınız. Onun yerine ağır ve sağlam adımlarla gidip yanınıza ekipman da alırsanız çok fazla sıkıntı yaşamazsınız. Oyunda ilerledikçe hem engelleri aşmak için ekipman hem de düşmanlarla savaşmak için hem ölümcül hem de ölümcül olmayan birçok silah seçeneği açılıyor. Bir de yol yapma işlerine girdiğinizde inşaat izleyen dayıların aldığı keyfi alıyorsunuz. Ağır tempoyla oynamanın yanı sıra bir de yardımsever bir modda oynamayı tavsiye ederim. Oyunun bir amacı da ülkeyi birleştirmek ve bunu yaparken diğer porter (taşıyıcı) arkadaşlara yardımcı olmak. Oyun da bunu ufak bir multiplayer koyarak yapıyor. Başka oyuncular ve arkadaşlarınız kurduğunuz yapıları kullanıyor, aynı şekilde tırmanmak için merdiven almadığım yerde bir arkadaşımın halatıyla tırmandım. Ben de hem ihtiyaç fazlası malzemelerimi bıraktım hem de yarım yolları "benden sonra gelenler için" tamamladım. Oyunun ana döngüsü de 2 nokta arasında kargo taşımayı içeriyor ama her seferinde farklı bir macera yaşatıyor. Her yolculuk birbirinden farklı, her biri için farklı bir planlama gerekiyor. Kargoculuk fikri ne kadar basit kalsa da her teslimatın birbirinden farklı olması oyunu hem taze hem de aynı şeyi deneyen oyunlardan farklı kılıyor.
Peak friendslop
Uzun zamandır bu oyunu oynamak istiyordum ama maalesef beklentimin altında kaldı. Oynanışı çok ilgimi çekmişti ama 1-2 saat oynayınca fark ettim ki çok sığ kalmış ve biraz da uzatılmış hissettiriyor. Onun dışında hikayesi, diyalogları, karakterleri, görselliği, seslendirmesi vb müthiş, keşke oynanış konusunda böyle olmasaydın.
Atmosferi deli dehşet iyi, hikayesi ve evreni merak uyandırıp sürüklüyor ama sonu kötü, optimizasyon rezalet, oynanış orta. Yakın dövüşün kötülüğü ve dodge vs olmaması oynayışı çok baltalıyor. Atmosferin hatırına gitti ama çok daha iyisi olabilirmiş. Dead Space'e benzemişsin bu güzel ama atmosfer dışında üstüne çıkmaya çalışmamışsın bile. Dead Space'in kaynak yönetimini kopyalasaydın bari
Portal 3 gelene kadar oyun tarihinin en iyisi.
Türk yapımı point and click bir bulmaca oyunu diye uzun zamandır listemdeydi. Oyun genel olarak iyi ama finali ile tüm güzelliğinin içine ediyor, finalinden bağımsız bakarsam oynanış konusunda biraz el atılması gerekirdi. Çizimlerine, seslendirmesine, müziklerine ve diğer tüm emeğe hakaret ucube bir finali yüzünden kötü bir tat bırakıyor.
Bir oyunda aradığım özgürlüğü bana en iyi bu oyun verebildi. Bir hikaye anlatmak istediği için tamamen salmıyor ama bu hikayeyi anlatırken de oyuncuyu kısıtlamıyor, akla gelmeyecek seçenekler bile sunuyor. Bazen oyunlar, oyuncusunu aptal gördüğü için önüne bir sandalye koyup yolu kapatır veya bir yan sokaktan gireyim dediğinde görev başarısız der, işte BG3 tam da bunlardan rahatsız olanlara hitap ediyor.
Uyuma sorunu çeken karakterimizin, onu uykusuz bırakan düşüncelerine ve anılarına şahit olduğumuz kısa bir bulmaca oyunu. İşlediği temanın tanıdık olması harika, bulmacaları güzel, görselliği de harika, oyunu sevdim demek az gelir oyuna BAYILDIM. Oyun 1 saat sürüyor süresine göre fiyatı da normal geldi.
Oyunun diş fırçalama vs hareketleri gamepad teknoloji demosu gibi oyuna yedirmesi dışında baya beğendim. Jason salağının ölüşü dışında hikaye de güzeldi. Oynanış olarak da güzel ve dengeli buldum, Detroit gibi 2-3 tane QTE kaçırınca şak diye kötü sonuç vermiyor.
Hotline Miami'nin izometrik hali desem yeterli olur. Düşmanlar da karakterimiz de tek vuruşta ölüyor ve yüksek bir temposu var. Hikayesi de HM benzeri ve fena da değil ama asıl odak aksiyonda ve aksiyonu harika. Ekibin yeni oyunu Tears of Metal da müthiş duruyor.
Oyun duyurulunca ne gerek vardı demiştim çünkü ilk oyun görselliği dışında bir şey sunamamıştı. Bu oyunda ise oynanış hâlâ mükemmel olmasa da ciddi anlamda gelişmiş hissettiriyor. Çok fazla tekrara düşmeden farklı mekanikleri güzel yedirmişler 3. oyunu merakla bekliyorum
Yüksek bir beklenti ile başladım ama maalesef atmosfer ve müzik dışında beklentimin çok altında kaldı. Oyunda sürekli 2 nokta arasında yük taşınıyor ve her yolculuğun birbirinin aynısı olunca 1-2 saatten sonra aşırı tekrara düşürüp tüm keyfimi baltaladı. Death Stranding ile kıyaslamak haksızlık olur ama DS her macerayı farklı kılmaya çalışırken Easy Delivery Co. bunu yapmaya çalışmamış bile. Çalışıp başaramasa bütçesi buna yetmiş derdim ama hiç denememiş olması tatsız.
Oyunun başları tam bir işkenceydi. Skill puanım az, save iksiri yok, para yok, combat zor derken ciddi bıktırdı AMA pes etmeyip devam edince son yılların en iyi RPGlerinden birisi oluyor. RPG kısmının yanında hikaye, görsellik, seslendirme, müzik, atmosfer vs hepsi harika
Hafif korku soslu, diyalog odaklı güzel bir oyun. İlk oyunu yıllar önce oynamıştım ve eksiklerine rağmen beğenmiş. Bu o eksikleri kapatmış ama çığır açamamış. Görselliği güzel ama ilk oyundan öte değil. Hikayesi fena değil. Oyun kötü değil ama bayıldığım tek yanı diyalogları oldu, kalanı ortalama kaldı maalesef.
Aksiyon macera türünün soulslike kopyaları olduğu dönemde kendi karakterini koyan güzel bir oyun. Atmosfer, görsellik, combat, hikaye falan güzel ama asıl keşif muazzam. Yönlendirme olmadan, tatmin edici bulmacalarla yolunu buldurma konusunda en iyi oyunlardan birisi.
Nostaljik, duygusal ve sevgi ile yapılmış güzel bir oyun. Bazı görevlerin oyunu gereksiz uzatmış ve finalinin çok da bağlanmadığını düşünüyorum onun dışında çok keyifli ve etkileyici bir oyundu. Hikayesi, oynanışı güzeldi ama en çok diyalogları sevdim.
Zamanında niye yarım bıraktım hiçbir fikrim yok ama iyi ki değerini daha çok bileceğim bir zamana bırakmışım. Bugünün şartlarında bile yenilikçi kalırken, modern oyunların bütçeyi oynanıştan çok cilalamaya ayırdığı bu dönemlerde böyle saf bir oyunu deneyimlemek, çıkış zamanına göre daha değerli geldi.
Hikaye, seslendirme, görsellik ve göreve atama mekaniği güzel ama seçimlerin etkisinin düşüklüğü hayal kırıklığı yarattı. Romance seçenekleri az ve sığ, oyunun ara sahneleri %95 aynı ve en uç seçimlerde anca o %5 değişecekse oyun değil animasyon yapsaydınız dedirtti..
Soulslike yanını geçtim en iyi açık dünya oyunlardan birisi. Zor bosslarda kanser etmek yerine alternatif yollar sunması harika. Bazı devasa boss fightları ve açık dünya bosslarının tekrara düşmesi keyifsiz. Başka eksikleri de yok değil, mükemmel de değil ama harika.
Düşman çeşitliliği başta olmak üzere GoW 2018'e göre çağ atlamış ama bir devam oyunu olarak kötüydü. Önceki oyunda öğrenilenleri tekrar öğrenmek, karakter geçişiyle temponun bozulması ve sürekli oynanışın kesilmesi bıktırsa da son saatleriyle güzel bir tat bıraktı. 2018 oyununun abartıldığını düşünüyorum açıkçası. Koca oyunda 1 tane ölmeyen scripted boss ve aynı trollün varyasyonlarını koyup tamam demişler. Ragnarok kusursuz mu değil, bazı konularda aceleye getirilmiş ama oynanış anlamında 2018 oyununa göre çok daha keyifli
Sony'nin fabrikasyon oyunları, tempo düşüren aptal görevleri, hantal sunum tercihleri öncesinden kalan bir dönemin efsanesi. Oynanış olarak ortalama kalsa da diğer alanlarda övgülerin hakkını büyük oranda verdiğini düşünüyorum. PC sürümün görselliği de müthişti.
Ana oyunu severek oynamıştım, DLC de ona yakın düzeyde memnun etti. Yeni silah olarak ok güzeldi, yeni bosslar da 1 tanesi dışında iyiydi. FromSoft dışında düzgün soulslike yapan 1-2 stüdyodan birisi olduğu için başarılarının devamını dilerim ama sonraki oyunda GenAI kullanacak olmaları biraz üzdü.
Görselliği ve sanat tasarımı çok güzel ama kalanı herhangi bir oyun olmuş, beklentimin çok altında kaldı. Bulmacalar basit, tema çok kullanılmış, hikaye orta, oynanışı çok sığ oynadıkça açılsa bile sığ kalıyor, müzik orta bari o iyi olsaydı, finali de hiç tatmin etmedi.
Ana oyundan daha az tekrara düşüyor, dungeonları daha çeşitli, silahları daha keyifli ve dünyası daha renkli. Diğer konularda ise ana oyundan geride veya aynı seviyede. Hele dengelemesi çok kötü, ana oyunda güçlüyken bir anda oyun dibe sokuyor ve güçlenmek için tekrar grind yapmaya zorluyor. Ana oyunda gelişmek için olan grind ögeleri daha bolken DLCde kıtı kıtına yetiyor. Bu konuda da oyun tasarım olarak kendiyle çelişmiş. Bosslar ortalama olarak ana oyunla aynı düzeyde ana oyundan daha iyi bosslar da var çok daha kötüler de.
2D Pixel Art grafikler temaya çok güzel uymuş, oynanışı olarak Contra'yı çok anımsattı, hikaye zaten T2 hikayesi. Respawn hakkının sınırlı olması dışında bence bir kusuru yoktu, oyuna güzel emek verilmiş bunu her yerinde hissettiriyor. Süresi kısa ve ayarında ama süresine göre fiyatı çok fazla o yüzden süresi tatmin etmemiş olabilir ama bence süresi ideal, fiyatı sorunlu.
Oyun çok güzel başlıyor görselliğiyle kendine çekiyor, oynanış fikri güzel ve arka plandaki hikayesi de hoş ama 1 saat sonra oynanışı tekrara düşüp sıkıyor, hikaye bir şeye benzemiyor sadece görsellik o seviyeyi koruyor. Sonunu merak ettiğimden bırakmadım ama olmamış maalesef